No comments yet

Monday Activities 2

“Hamsi belki kavağa çıkabilir ama asfalta hayır!”
   Ordulular Karadeniz Otoyolu yapımına karşı direnişlerini bu esprili sözlerle gösterdiler ve sonuçta mücadeleleri sahillerinde deniz dolgusunun önüne geçebildi… ama ne yazıkki yolun geçtiği diğer bölgelerde halk bilinçlenip harekete geçtiğinde yol çoktan tamamlanmıştı.
    Gola’da Pazartesi Toplantılarının konuğu olan Arhavili Şükran Özçakmak bize gazeteci ve Karadenizli kimliği ile titizlikle yakından takip ettiği Karadeniz Otoyolu yapımına ilişkin çarpıklıkları ve Aksu’da,Ordu’da, Gerze’de çevrecilerin gösterdiği mücadeleleri fotoğraflı bir sunumla aktardı.
     Özçakmak, alternatifleri olmasına rağmen denizin önüne bir set gibi çekilen yolun hikayesini gazetesinde kaleme almış ve çok kez manşetlere taşımıştı. Bu duyarlı çalışmasından ötürü Kıyı Alanları Yönetimi (KAY) Türkiye Milli Komitesi tarafından “2006 Kıyı Yönetimi Ödülü”ne layık görüldü.
    Özçakmak, her şeyden önce YOL’a değil deniz dolgusuna karşı olduğunu belirtti ve “Bilgi en büyük güçtür” sözü ile Karadeniz’i Kayadeniz’e dönüştürerek büyük doğa tahribatına yol açan bu yol yapımının Karadeniz’de halkın bilgisizliği yüzünden gerçekleştiğini öne sürdü. Başlangıçta yola hasret bu insanlar kanalizasyonun akıtıldığı,  çöplerinin döküldüğü denizlerinde otoyol yapımına; evet dediler. Aynı zamanda Karadeniz’de halkın devlet otoritesine bilinen sonsuz güveni sayesinde yol yapımına karşı çıkmakta maalesef çok geç kalındı. Doğa tahribatını fark eden ve denizlerini kaybettiklerini gören bir çok insan denizini kurtarılabilecekken karşılaştığı bu duruma nasıl tepki göstereceğini bilmiyordu. Sonrasında Trabzon’da,  Pazar, Ardaşen, Fındıklı’da, Arhavi’de davalar açıldı. Fakat hukukta yapılan hileler süreci durdurmaya yetmedi sonuçta 4,5 katrilyon denize döküldü. Öncelikle dava açmak için ortada bir projenin olmaması, bilirkişi raporunun geç verilmesi ve zaman aşımı mahkemelerin kaybedilmesinin nedenleriydi. Mahkemeler yapımı durdurma kararı aldığında ise inşaat çoktan bitmiş, yol trafiğe açılmıştı. Özçakmak, Aksu (Fındıklı), Kemalpaşa’da verdiği örneklerle yerel yönetimin yol yapımını durdurmada oynadığı büyük rolü vurguladı ve bunun yanında iktidarın talepleri karşısında çaresiz kalan yerel yönetimleri hatırlattı.
     Katılımcıların da önerisiyle Doğu Karadeniz otoyol deneyiminin Batı Karadeniz’de yaşanmaması için neler yapılması gerektiği tartışıldı. Şükran Özçakmak, bilgi edinme yasası gereği yapılacak olan proje hakkında bilgi sahibi olmanın verilecek olan mücadelede en önce yapılması gereken şey olduğunun altını çizdi ve herkesi Batı Karadeniz’de otoyol yapımına karşı Sinop’ta, Gerze’de, Cide’de sürdürülen mücadelede çevrecilere destek olmaya çağırdı. Ayrıca Fındıklı’nın Aksu köyünde, muhtar Musa Kazım Özçiçek’in yalnız başına yürüttüğü ve benzerlerine emsal temsil edebilecek “Dolgunun geri çıkartılması” davasına da destek vermek gerektiğini söyledi. Bu davanın AİHM’ne bile gidebileceğini hatırlattı.
     Gola Derneği’ni bugüne kadarki çalışmalarından dolayı tebrik ettiğini ve bundan sonra da başarılar dilediğini söyleyen Özçakmak; son olarak Nazım Hikmet’in “Laz İsmail” karakterinden esinlenip derdini Arhavi üzerinden dile getirdiği ve deniz kıyısında yazdığı şiirini bizlerle paylaştı …
Denizsiz Arhavi Arhavisiz İsmail”…

Post a comment